DOĞURGANLIĞIN İYİLEŞTİRİLMESİ

DOĞURGANLIĞIN İYİLEŞTİRİLMESİ

Yaşam tarzı değişiklikleri, vitamin takviyeleri ve hormonal düzenleme ile üreme kapasitesi artırılabilir.

Doğal Yolla Doğurganlığın İyileştirilmesi

(Prof. Dr. Levent Şahin yaklaşımıyla yeniden düzenlenmiş metin)**

Doğurganlık problemi bulunmayan çiftler, yaşam alışkanlıklarında yapacakları bazı düzenlemelerle doğal yolla gebelik elde etme olasılıklarını artırabilirler.


1. Yaşlanma ve Üreme

Kadınlarda üreme kapasitesi, erkeklere kıyasla yaşa daha duyarlıdır ve özellikle 35 yaşından sonra belirgin biçimde azalma gösterir. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları, dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite genel sağlık için elzemdir; ancak yumurtalık rezervindeki biyolojik yaşlanmayı durdurmaz.


2. Cinsel İlişki Sıklığı

Erkeklerde 5 günden uzun cinsel perhiz, sperm sayısı ve kalitesini olumsuz etkileyebilir. Mevcut bilimsel veriler, her gün ya da günaşırı cinsel ilişkide bulunan çiftlerde gebelik oranlarının en yüksek seviyede olduğunu göstermektedir.


3. Cinsel Birliktelik Sırasında ve Sonrasında Dikkat Edilecek Noktalar

Cinsel ilişkiden kısa süre sonra hareketli spermler tüplere ulaşabildiğinden, ilişki sonrası bir süre sırtüstü yatmanın gebelik ihtimalini artırdığına dair bilimsel bir kanıt yoktur.

İlişki pozisyonu veya kadının orgazm olup olmaması doğurganlık üzerinde belirleyici bir etkiye sahip değildir. Aynı şekilde cinsel ilişki yöntemlerinin bebeğin cinsiyetini etkilemesi de mümkün değildir.


4. Beslenme ve Yaşam Tarzı

Aşırı kilolu ya da aşırı zayıf olmak, hem doğal gebelik sürecini uzatabilir hem de tüp bebek tedavisinin başarısını olumsuz etkileyebilir.
Düşük yağlı, yüksek yağlı, vejetaryen veya vitamin ağırlıklı beslenmenin doğurganlık üzerinde belirgin avantaj sağladığına dair güçlü kanıt yoktur.

Derin deniz balıklarının fazla tüketilmesi, kanda civa seviyesini yükseltip gebelik şansını azaltabileceği için dikkat gerektirir.

Gebelik planlayan kadınların, nöral tüp defekti riskini azaltmak amacıyla günde 400 mikrogram (0.4 mg) folik asit kullanması önerilir.


5. Üreme Penceresi ve Yumurtlamanın Takibi

Üreme penceresi, yumurtlamadan önceki 6 günlük dönemi kapsar ve yaşla değişmez.
Sık ilişki yaşamayan çiftlerde idrar veya tükürük bazlı ovülasyon testleri ile yumurtlamanın takibi yararlı olabilir.

Düzenli adet gören kadınlarda çoğu zaman test kullanımına gerek yoktur.
Önerilen yaklaşım: Adet bitimini takip eden 7–10 gün boyunca günaşırı cinsel ilişki, gebelik olasılığını en üst seviyeye taşır.


6. Sigara Kullanımı

Yaklaşık 30 bin kadın üzerinde yapılan çalışmalarda sigaranın gebelik ihtimalini %60 oranında azalttığı gösterilmiştir. Ayrıca sigara içen kadınlarda menopoz yaşı 1–4 yıl daha erken görülebilir.

Erkeklerde sigara, sperm sayı ve hareketliliğini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle tüm çiftlere sigarayı bırakmaları önerilmektedir.


7. Kafein Tüketimi

Yüksek düzeyde kafein alımı doğurganlığı olumsuz etkileyebilir.
Gebelik döneminde günde 2–3 fincandan fazla kahve tüketimi düşük riskini artırabilir.
Günlük 1–2 fincan kahvenin ise belirgin bir olumsuz etkisi yoktur.


8. Diğer Faktörler

Kadınlarda sauna veya kaplıca kullanımının doğurganlığı azalttığına dair kanıt bulunmamaktadır.
Erkeklerde ise uzun süreli yüksek ısı maruziyeti sperm sayısı ve hareketliliğini düşürebilir.