Monsplasti, kadın genital anatomisinde pubik kemiğin üzerinde yer alan ve “mons pubis” ya da yaygın bilinen adıyla “Venüs tepesi” olarak tanımlanan bölgedeki fazla yağ dokusu ve deri fazlalığının cerrahi veya minimal invaziv yöntemlerle düzeltilmesini amaçlayan bir girişimdir. Bu anatomik bölge, genital alanın üst sınırını oluşturmakta ve hem estetik görünüm hem de fiziksel konfor açısından önemli bir rol üstlenmektedir.
Kilo artışı, hızlı kilo değişimleri, gebelikler, doğumlar ve yaşlanmaya bağlı doku elastikiyetinin azalması sonucunda mons pubis bölgesinde hacim artışı, sarkma ve kontur bozulmaları ortaya çıkabilmektedir. Bu değişiklikler, yalnızca estetik rahatsızlık oluşturmakla kalmayıp; günlük yaşamda kıyafet uyumu, hijyen ve cinsel konfor üzerinde de olumsuz etkiler yaratabilmektedir. Monsplasti, bu çok yönlü sorunlara hem estetik hem de fonksiyonel bir çözüm sunmayı hedefler.
Monsplasti, mons pubis bölgesinde biriken fazla yağ dokusunun ve sarkmış deri fazlalığının çıkarılması, bölgenin anatomik konturunun yeniden şekillendirilmesi ve daha dengeli bir görünüm elde edilmesi işlemidir. Mons pubis, genital bölgenin üst kısmında yer alan, yağ dokusundan zengin, üçgen formda bir anatomik yapıdır ve cinsel ilişki sırasında pubik kemiği koruyucu bir yastık görevi görür.
Zamanla bu bölgede oluşan hacim artışı veya doku sarkması, normal anatomik görünümün dışına çıkılmasına neden olabilir. Monsplasti, bu değişiklikleri düzelterek daha düz, orantılı ve estetik açıdan uyumlu bir görünüm sağlamayı amaçlar. Aynı zamanda bölgedeki fazlalıkların giderilmesiyle fiziksel rahatlama da elde edilir.
Monsplastiye yönelme nedenleri genellikle aşağıdaki başlıklar altında toplanır:
Estetik kaygılar: Mons pubis bölgesindeki belirgin çıkıntı veya sarkma, bikini, mayo ve dar kıyafetler altında görünür hale gelerek kişide görsel rahatsızlık oluşturabilir.
Fiziksel konforsuzluk: Fazla yağ ve deri dokusu; sürtünme, tahriş ve bazı durumlarda cinsel ilişki sırasında basınç hissi veya ağrıya yol açabilir.
Hijyenle ilişkili sorunlar: Sarkık dokuların nem tutma eğilimi, cilt irritasyonu ve enfeksiyon riskini artırabilir.
Özgüven ve beden algısı: Bölgenin görünümü, bireyin beden algısını ve cinsel yaşamını psikolojik açıdan olumsuz etkileyebilir.
Bu nedenlerle monsplasti, yalnızca estetik beklentilerle değil; yaşam kalitesini artırmaya yönelik fonksiyonel hedeflerle de tercih edilmektedir.
Monsplasti ihtiyacını düşündürebilecek klinik ve estetik bulgular şunlardır:
Mons pubis bölgesinde belirgin çıkıntı veya sarkık görünüm
Dar kıyafetler giyildiğinde rahatsızlık hissi veya belirgin kabarıklık
Cinsel ilişki sırasında baskı, ağrı veya konfor kaybı
Kilo kaybı sonrasında deri fazlalığı ve gevşeme
Bu bulguların varlığında, bölgenin anatomik yapısının ayrıntılı değerlendirilmesi ve uygun tedavi planlamasının yapılması gerekir.
Monsplasti, hastanın anatomik özelliklerine, doku yapısına ve beklentilerine bağlı olarak farklı tekniklerle uygulanabilir. 2025 itibarıyla öne çıkan yöntemler şunlardır:
Tanım: Pubik bölgeye genellikle bikini hattı boyunca yapılan yatay kesi ile fazla deri ve yağ dokusunun çıkarılması ve dokuların sıkılaştırılması.
Süre: Yaklaşık 1–2 saat
Anestezi: Genel anestezi veya sedasyon eşliğinde lokal anestezi
Avantajlar: Kalıcı ve kapsamlı şekillendirme, belirgin kontur düzeltmesi
Tanım: Küçük kesiler aracılığıyla yağ dokusunun vakum yöntemiyle alınması, gerekli olgularda cilt germe ile desteklenmesi.
Süre: 30–60 dakika
Anestezi: Lokal anestezi veya sedasyon
Avantajlar: Minimal invaziv yaklaşım, daha kısa iyileşme süreci
Tanım: Lazer veya radyofrekans enerjisi kullanılarak yağ dokusunun azaltılması ve cilt sıkılaştırılması.
Süre: 20–30 dakika
Avantajlar: Ameliyatsız yöntem, günlük yaşama hızlı dönüş
Tanım: Monsplasti işleminin karın germe veya labioplasti gibi diğer estetik cerrahilerle birlikte planlanması.
Amaç: Genital ve alt karın bölgesinde estetik ve anatomik uyum sağlanması
Uygulanacak yöntemin seçimi, ayrıntılı muayene ve bireysel değerlendirme sonucunda yapılır.
Muayene: Mons pubis bölgesinin doku yapısı ve fazlalık derecesi değerlendirilir
Planlama: Cerrahi veya cerrahi dışı yöntem belirlenir
Hazırlık: Sigara, alkol ve kan sulandırıcı ilaçların işlem öncesinde bırakılması önerilir
İlk gün: Aynı gün taburculuk mümkündür, hafif şişlik ve hassasiyet normaldir
1–2 hafta: Şişlikler azalır, hafif günlük aktivitelere dönüş sağlanabilir
4–6 hafta: Tam iyileşme süreci; cinsel ilişki ve ağır egzersizlerden kaçınılmalıdır
Bakım: Bölgenin kuru tutulması, gerekli durumlarda kompresyon giysisi kullanımı
Düzenli takip, iyileşmenin sağlıklı ilerlemesi açısından önem taşır.
Daha düz ve estetik bir mons pubis görünümü
Dar kıyafetlerde artan konfor ve özgüven
Cinsel ilişki sırasında basınç ve ağrı hissinde azalma
Hijyen ve fiziksel rahatlıkta belirgin iyileşme
Nadir durumlarda enfeksiyon, kanama veya belirgin yara izi
Uygun teknik seçimi ve doğru hasta değerlendirmesi ile bu riskler düşük düzeyde tutulur.
“Sadece estetik amaçlıdır” → Fonksiyonel ve konfor artırıcı etkileri de vardır
“Kalıcı iz bırakır” → Doğru cerrahi planlama ile izler genellikle minimal düzeydedir
“Cinsel yaşamı olumsuz etkiler” → Uygun şekilde yapıldığında cinsel konfora olumlu katkı sağlar