Hormonal dengesizlik nedeniyle yumurtlamanın bozulduğu PCOS, doğru tedavi ile tamamen kontrol altına alınabilir.
Polikistik Over Sendromu (PCOS), 18–44 yaş aralığındaki kadınlarda en sık görülen endokrin bozukluklardan biridir ve infertiliteye yol açabilen hormonal bir düzensizliktir. Ülkemizde üreme çağındaki her 6–7 kadından birinde görülmektedir.
PCOS; yumurtalıklarda çok sayıda küçük follikül bulunması, yumurtlamanın aksaması ve adet düzensizliği ile karakterizedir. Genellikle insülin direnci, metabolik bozukluklar, abdominal obezite ve kardiyometabolik risk faktörleri ile birlikte seyreder.
“Poli” çok, “kistik” sıvı içeren yapı, “over” ise yumurtalık anlamına gelir. Polikistik over, yumurtalıklarda çok sayıda folikül bulunması anlamına gelen bir ultrason bulgusudur; ancak bu bulgunun olması tek başına PCOS tanısı koydurmaz.
PCOS’un temel belirtileri şunlardır:
Seyrek adet görme (yılda 9’dan az adet)
Hiperandrojenizm bulguları
Tüylenmede artış
Yağlı cilt
Sivilce
Saç dökülmesi
Ultrasonografide polikistik over görünümü
(Her bir overde ≥20 adet, 2–9 mm antral follikül)
AMH yüksekliği
(Genellikle 5.0–8.5 ng/ml arasında)
Bu bulgulara ek olarak karın bölgesinde yağlanma, insülin direnci ve metabolik risk artışı da sık görülür.
PCOS’un kesin nedeni bilinmiyor olsa da genetik ve çevresel faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir. Tanı, klinik bulgular ve laboratuvar değerlendirmesi ile konur.
Tanıda dikkate alınan kriterler:
Adet düzensizliği
Hiperandrojenizm bulguları veya testosteron yüksekliği
Ultrasonografide polikistik over morfolojisi
AMH düzeyinin belirgin yüksek olması
PCOS, yumurtlamanın gerçekleşmemesine bağlı olarak en sık karşılaşılan infertilite nedenlerinden biridir. Kadında PCOS saptandığında, eşte ek bir infertilite nedeni olup olmadığı da mutlaka değerlendirilmelidir. Bunun için 3–6 gün cinsel perhiz sonrası semen analizi yeterlidir.
Yumurtlamanın kazanılması için ilk adım, kilo fazlalığı varsa azaltılmasıdır. Mevcut kilonun %5–10 oranında verilmesiyle spontan ovülasyon başlayabilir. Kilo kontrolüne rağmen yumurtlama düzelmezse tıbbi tedavi planlanır.
PCOS, yalnızca üreme ile ilgili değil, metabolik ve kardiyovasküler risklerin de eşlik ettiği kronik bir sendromdur. Bu nedenle tedavi uzun süreli bir klinik yönetim gerektirir.
Tedavi yaklaşımları üç ana başlık altında değerlendirilir:
Diyet ve düzenli fiziksel aktivite, klinik yönetimin temel bileşenidir.
Kilo fazlalığı olmasa dahi 2 yılda bir glukoz yükleme testi ve lipid profili değerlendirilmelidir.
Ağızdan kullanılan yumurtlamayı uyarıcı ilaçlarla:
Hastaların %80’inde yumurtlama sağlanır.
%40’a varan oranda gebelik elde edilebilir.
Hap tedavisi ile sonuç alınamazsa günlük iğnelerle yumurtlama uyarılır.
Bu yöntemde:
%90 üzerinde yumurtlama,
%20–23 gebelik elde edilebilir.
Aşılama, yumurtlamanın güçlü şekilde desteklendiği ikinci basamak tedavidir.
İğne tedavisi ile gebelik elde edilemeyen olgularda tüp bebek uygulaması yapılır.
Ek infertilite faktörü (ileri sperm bozukluğu, tüp tıkanıklığı vb.) varsa direkt tüp bebek planlanır.
PCOS’li hastalarda tüp bebek sırasında önemli noktalar:
Kısa (antagonist) protokol tercih edilir.
En düşük etkili doz ilaç kullanılır.
OHSS (aşırı uyarım sendromu) riskini azaltmak için bireyselleştirilmiş çatlatma iğnesi uygulanır.
15’ten fazla yumurta toplandığında taze transfer yapılmaz, tüm embriyolar dondurulur ve rahim dinlendirilir.
Bu yaklaşım hem başarıyı artırır hem de OHSS riskini ortadan kaldırır.
PCOS’li hastalarda yumurtalık rezervinin yüksek olması nedeniyle tüp bebek başarı oranları oldukça iyidir.
Dondurulmuş embriyoların transferiyle başarı taze siklustaki kadar yüksektir.
Kliniğimizde blastokist aşamasına ulaşan embriyolar 5. veya 6. gün dondurulur ve uygun adet döneminde çözüp transfer planlanır.
Her PCOS’li kadın kilolu değildir, ancak PCOS abdominal obezite ve insülin direnci ile yakından ilişkili olduğundan olguların yaklaşık yarısında kilo fazlalığı bulunur.
Diyet ve egzersiz:
Hormonal dengeyi iyileştirir,
Ovülasyonu düzenler,
Metabolik riski azaltır.
PCOS’li hastalarda yaşam tarzı değişikliği tedavinin temel taşıdır.
Hayır. Tersine, PCOS’li kadınlarda yumurtalık rezervi genellikle yüksektir.
Yumurtalıkta zaten bulunan folliküllerin olgunlaşmasını desteklemek için hap veya iğne şeklinde verilen yumurtlama uyarıcı tedavilerdir.
Hayır. Ancak kilo kaybı hem yumurtlamayı hem de metabolik profili belirgin şekilde iyileştirir.
Adet araları uzun olan PCOS’li kadınlarda rahim iç duvarı kalınlaşmasını ve ileride gelişebilecek riskleri önlemek için düzenli progesteron veya doğum kontrol hapı kullanımı önerilir.
Hayır. PCOS erken menopoza yol açmaz.
Hayır. Doğumdan sonra adet düzeni gebelik öncesindeki hâline döner.
Genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin etkileşimiyle ortaya çıktığı düşünülmektedir.
Hayır. PCOS’un tedavisi cerrahi değildir; medikal yönetim esastır.