RAHİM AĞZI (SERVİKS) KANSERİ

RAHİM AĞZI (SERVİKS) KANSERİ

Rahim ağzı (serviks) kanseri, kadın üreme sisteminde rahmin vajinaya açılan kısmı olan serviksten kaynaklanan, etiyolojisi büyük oranda bilinen ve tarama programları ile erken evrede saptanabilen jinekolojik malignitelerden biridir. Hastalık sıklıkla 30–50 yaş aralığında görülmekle birlikte, ileri yaş grubundaki kadınlarda da kayda değer oranlarda izlenmektedir. Bu yönüyle serviks kanseri, yaşamın aktif ve üretken dönemlerinde ortaya çıkabilen klinik olarak önemli bir halk sağlığı sorunudur.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından “önlenebilir ve tamamen ortadan kaldırılabilir kanserler” arasında sınıflandırılan rahim ağzı kanseri, buna rağmen erken tanı konulmadığı ve uygun tedavi uygulanmadığı durumlarda mortal seyir gösterebilen bir hastalıktır. Bu nedenle düzenli tarama, risk faktörlerinin tanımlanması ve doğru evreleme esaslı tedavi yaklaşımları büyük önem taşır.


RAHİM AĞZI KANSERİNİN ETİYOLOJİSİ

Rahim ağzı kanseri, nedeni net olarak ortaya konmuş kanserler arasında yer alır. En temel ve belirleyici etken, Human Papillomavirus (HPV) enfeksiyonudur. Özellikle yüksek riskli HPV tipleri, servikal epitel hücrelerinde zaman içerisinde displaziye ve invaziv kansere ilerleyebilen hücresel değişikliklere yol açar.

Serviksin anatomik olarak muayene edilebilir bir bölgede yer alması, smear testi ve HPV DNA testleri gibi tarama yöntemleriyle hastalığın erken evrede saptanabilmesini mümkün kılar. Ayrıca serviksten alınan biyopsilerde saptanan CIN 1, CIN 2 ve CIN 3 gibi kanser öncüsü lezyonlar, LEEP veya konizasyon gibi girişimsel yöntemlerle invaziv kansere dönüşmeden tedavi edilebilmektedir.


RAHMİN ANATOMİK YAPISI VE KANSER TÜRLERİ

Rahim (uterus); kas tabakası (miyometriyum), iç yüzeyi döşeyen endometrium ve alt bölümde yer alan rahim ağzı (serviks) olmak üzere anatomik olarak farklı yapılardan oluşur. Bu anatomik bölümlerden köken alan maligniteler, birbirinden farklı biyolojik davranışlar gösterir.

Serviksten gelişen serviks kanseri, miyometriyumdan kaynaklanan sarkomlar ve endometriyumdan gelişen endometrium kanseri; klinik seyirleri, yayılım özellikleri, nüks oranları ve tedavi yaklaşımları açısından birbirinden ayrılır. Serviks kanseri önlenebilir bir kanser grubunda yer alsa da, tanı geciktiğinde agresif ve ölümcül bir seyir gösterebileceği unutulmamalıdır.


RAHİM AĞZI (SERVİKS) KANSERİ İÇİN RİSK FAKTÖRLERİ

Rahim ağzı kanseri gelişiminde rol oynayan başlıca risk faktörleri şunlardır:

  • Kronik HPV enfeksiyonu

  • Erken yaşta ilk cinsel ilişki

  • Çok sayıda cinsel partner veya çok eşli partner öyküsü

  • Sigara kullanımı

  • Oral kontraseptiflerin uzun süreli kullanımı

  • Multiparite (iki veya daha fazla doğum)

  • Düşük sosyoekonomik düzey

  • A, C vitamini, folat ve beta-karoten eksikliği

  • HIV enfeksiyonu ve diğer immün süpresyon durumları

  • Organ nakli sonrası bağışıklık baskılanması

Bu faktörlerin bir veya birden fazlasının varlığı, servikal epitelde malign dönüşüm riskini artırmaktadır.


RAHİM AĞZI KANSERİNİN KLİNİK BULGULARI

Rahim ağzı kanseri erken evrelerde sıklıkla belirti vermez. Bu durum, düzenli tarama programlarının önemini daha da artırmaktadır. Hastalık ilerledikçe aşağıdaki klinik bulgular ortaya çıkabilir:

  • Cinsel ilişki sonrası vajinal kanama

  • Anormal, kötü kokulu veya kanlı vajinal akıntı

  • Pelvik ve alt karın ağrısı

  • İleri evrelerde karın ve bacak ağrıları

  • Menopoz sonrası vajinal kanama

Bu belirtiler özgül olmamakla birlikte, varlıklarında ayrıntılı jinekolojik değerlendirme yapılması gereklidir.


TEŞHİS YÖNTEMLERİ

Rahim ağzı kanserinin tanısı, jinekolojik muayene sırasında servikste saptanan lezyonlardan alınan biyopsi ile konur. Gerektiğinde kolposkopi eşliğinde, rahim ağzı ışıklı ve büyütmeli optik sistemler kullanılarak detaylı şekilde incelenir ve hedeflenmiş biyopsiler alınır.

Smear testi ve HPV DNA testi, kanser öncüsü lezyonların ve yüksek riskli HPV enfeksiyonlarının erken evrede saptanmasında temel tarama yöntemleridir.


RAHİM AĞZI KANSERİNİN TEDAVİSİ

Rahim ağzı kanserinin tedavisi, bu alanda özel eğitim almış jinekolojik onkoloji uzmanları tarafından planlanmalıdır. Tedavi yaklaşımı, hastalığın evresine, tümörün yayılımına ve hastanın genel durumuna göre belirlenir.

Temel tedavi yöntemleri cerrahi ve radyoterapidir. Erken evre hastalıkta temel hedef, cerrahi tedavi ile hastalığın kontrol altına alınmasıdır. Bu sayede radyoterapinin uzun dönem yan etkilerinden kaçınılması mümkün olabilir.

Evre 2B ve sonrasında ise radyoterapi ve kemoterapinin birlikte uygulandığı tedavi protokolleri gündeme gelir. Rahim ağzı kanseri cerrahisi, basit bir rahim alma işlemi olmayıp, radikal histerektomi olarak adlandırılan, çevre dokular ve lenf nodlarını da içeren kapsamlı bir cerrahi girişimdir.

Çocuk sahibi olma isteği bulunan ve çok erken evrede tanı konulan olgularda, uygun hastalarda konizasyon veya trakelektomi gibi fertilite koruyucu cerrahi seçenekler değerlendirilebilir.


SONUÇ

Rahim ağzı (serviks) kanseri, erken tanı ve uygun tedavi ile kontrol altına alınabilen, hatta önlenebilen bir hastalıktır. Tarama programlarına uyum, risk faktörlerinin bilinmesi ve hastalığın jinekolojik onkoloji prensiplerine uygun şekilde yönetilmesi, tedavi başarısının temel belirleyicileridir.