Rahim sarkomu, rahmin kas dokusu ve bağ dokularından köken alan, nadir görülmesine rağmen klinik seyri açısından agresif olabilen malign bir tümör grubudur. Kadın genital sistem kanserleri içerisinde özel bir yere sahip olan bu hastalıkta, erken tanı ve uygun tedavi planlaması sağkalım üzerinde belirleyici rol oynamaktadır. Rahim sarkomu tedavisi, hastalığın histolojik tipi, evresi ve hastanın genel sağlık durumu dikkate alınarak multidisipliner bir yaklaşımla ele alınmalıdır.
Bu metinde rahim sarkomu tedavisinin tanımı, uygulanan tedavi yöntemleri, risk faktörleri ve erken tanının klinik önemi ayrıntılı biçimde incelenmektedir.
Rahim sarkomu tedavisi, rahmin destekleyici dokularında (miyometriyum ve bağ dokusu) gelişen malign hücrelerin ortadan kaldırılmasını hedefler. Tedavinin temelini cerrahi yaklaşım oluşturur ve hastalığın evresine bağlı olarak kemoterapi ve/veya radyoterapi ile desteklenebilir.
En sık karşılaşılan histolojik alt tiplerden biri olan leiyomiyosarkom, rahmin kas tabakasından kaynaklanır ve çoğunlukla menopoz sonrası dönemde tanı alır. Tedavi planı, tümörün lokal yayılımı, metastaz durumu ve hastanın sistemik durumu göz önünde bulundurularak oluşturulur.
Erken evrede saptanan olgularda cerrahi olarak rahmin çıkarılması (histerektomi) temel yaklaşım olarak uygulanmaktadır.
Rahim sarkomunun etiyolojisi kesin olarak bilinmemekle birlikte, genetik yatkınlık ve hormonal faktörlerin hastalık gelişiminde rol oynadığı düşünülmektedir. Bazı genetik mutasyonlar, rahim sarkomu riskinde artış ile ilişkilendirilmektedir. Bunun yanı sıra daha önce pelvik bölgeye uygulanmış radyoterapi öyküsü veya uzun süreli tamoksifen kullanımı da risk faktörleri arasında yer alır.
Hastalık erken evrelerde çoğu zaman belirti vermeyebilir. İleri evrelerde ise anormal uterin kanamalar, pelvik ağrı, bası hissi ve karında şişkinlik gibi klinik bulgular ortaya çıkabilir. Bu belirtiler, detaylı değerlendirme gerektiren uyarıcı semptomlar olarak kabul edilmelidir.
Rahim sarkomu tedavisinde kullanılan başlıca yöntemler şunlardır:
CERRAHİ TEDAVİ:
Tedavinin temel basamağını oluşturur. Erken evrede total histerektomi uygulanır. Gerekli durumlarda yumurtalıklar ve fallop tüpleri de cerrahiye dahil edilir. İleri evre hastalıkta tümörün tam olarak çıkarılması amacıyla daha kapsamlı cerrahi girişimler gerekebilir.
KEMOTERAPİ:
Hastalığın rahim dışına yayılım gösterdiği veya metastaz saptandığı olgularda uygulanır. Sistemik tedavi ile mikroskobik hastalığın kontrol altına alınması hedeflenir.
RADYOTERAPİ:
Cerrahi sonrası lokal kontrol sağlamak veya tümör büyümesini baskılamak amacıyla tercih edilebilir.
Tedavi yaklaşımı, her hasta için bireyselleştirilmelidir.
Rahim sarkomu genellikle geç belirti veren bir hastalık olduğundan, erken teşhis prognoz açısından kritik öneme sahiptir. Erken evrede tanı konulan olgularda cerrahi tedavi ile uzun dönem hastalıksız sağkalım mümkündür. Ancak ileri evrelerde uzak organ metastazı riski artmakta ve tedavi süreci daha karmaşık hale gelmektedir.
Düzenli jinekolojik kontroller ve olağandışı semptomlarda gecikmeden değerlendirme yapılması, hastalık seyrini doğrudan etkileyen faktörlerdir.
RAHİM SARKOMU TEDAVİSİ NE KADAR SÜRER?
Tedavi süresi hastalığın evresine ve uygulanan yöntemlere bağlıdır. Cerrahi işlem genellikle birkaç saat sürerken, kemoterapi haftalar veya aylar boyunca devam edebilir.
RAHİM SARKOMU TAMAMEN İYİLEŞİR Mİ?
Erken evrede teşhis edilen olgularda iyileşme şansı yüksektir. İleri evrelerde ise prognoz daha sınırlıdır.
CERRAHİ SONRASI GÜNLÜK YAŞAMA DÖNÜŞ NE ZAMAN OLUR?
Genellikle 4–6 hafta içinde iyileşme sağlanır.
RAHİM SARKOMU GENETİK MİDİR?
Bazı genetik faktörler riski artırabilir ancak her vaka genetik kökenli değildir.
TEDAVİ SONRASI TAKİP GEREKLİ MİDİR?
Evet. Nüks riskinin izlenmesi için düzenli ve uzun dönem takip zorunludur.