AMH düşük olduğunda yumurtalık rezervi azalmıştır; zamanında tedavi çok önemlidir.
Kadınlarda yumurtalık dokusu ve yumurta hücreleri anne karnında gelişir. Anne karnında yaklaşık 7 milyon olan yumurta sayısı, doğum anına gelindiğinde 1 milyon civarına düşer. Ergenliğe kadar uykuda kalan bu hücreler, adet döngüsünün başlamasıyla her ay belirli bir oranda tüketilir. Bu doğal kayıp hızı kişiden kişiye değiştiği için aynı yaştaki kadınlarda rezerv miktarı farklılık gösterebilir.
Yumurtalık tembelliği, yumurtalık dokusu içinde bulunması gereken yumurta sayısının yaşa göre beklenenden düşük olmasıdır. Yumurta sayısı yaşla birlikte fizyolojik olarak azalır; ancak bazı kadınlarda bu azalma beklenenden daha hızlı olabilir.
39–40 yaşından sonra kendiliğinden gebelik oranı belirgin olarak düşer, 45 yaşından sonra ise gebelik ihtimali pratik olarak yok denecek kadar azalır. Bu nedenle 45 yaş üstünde tüp bebek tedavisi tıbbi olarak önerilmez.
Hafif rezerv azalmasında genellikle belirgin bir şikayet yoktur. Adet döngüsü düzenli devam edebilir ve rezerv azalması çoğu zaman tesadüfen fark edilir.
Daha ileri rezerv azalmasında:
Adet araları kısalmaya başlar (28–30 günden 21–27 güne).
Zaman zaman 15 gün aralıklarla adet görülebilir.
Bazı hastalarda yumurtlamanın olmaması nedeniyle adet gecikmeleri yaşanabilir.
Tüp bebek tedavilerinde yüksek ilaç dozlarına rağmen az sayıda yumurta gelişir.
Rezerv azlığı artık kronik ve tekrarlayıcıdır; bugün için yumurta sayısını artırabilecek bilimsel olarak kanıtlanmış bir tedavi bulunmamaktadır.
Risk altındaki kadınlarda (endometriozis, geçirilmiş yumurtalık cerrahisi, ailede erken menopoz öyküsü) yumurtalık rezervi şu testlerle değerlendirilir:
AMH testi
Antral follikül sayımı (AFC)
AMH testi adet döngüsünün herhangi bir gününde yapılabilir. AMH için genel sınıflama:
< 1 ng/ml: düşük rezerv
1–2 ng/ml: düşük-normal (suboptimal)
2–4 ng/ml: normal
> 4 ng/ml: yüksek rezerv
Yumurtalık rezervinin azalması, kendiliğinden gebeliğin tamamen imkânsız olduğu anlamına gelmez; ancak zaman kaybı tedavi başarısını doğrudan etkilediği için önemlidir.
Çoğu zaman belirli bir neden saptanamaz. Ancak bilinen başlıca nedenler şunlardır:
38–40 yaş sonrası rezerv azalması çok sık görülür.
Anne, teyze, anneanne veya kız kardeşte erken menopoz öyküsü varsa risk artar.
Yumurtalığın alınması
Kist cerrahileri
Özellikle endometriozis kistlerinin çıkarılması yumurta kapasitesini azaltabilir.
Cerrahi yapılmamış olsa bile rezere olumsuz etki eder.
Yumurtalık dokusuna toksik etki nedeniyle rezervi düşürebilir veya menopoz oluşturabilir.
Günde 10’dan fazla sigara rezervi azaltır.
Turner sendromu veya bazı translokasyonlar erken rezerv kaybına yol açabilir.
Yumurta sayısı azaldıkça adet döngüsü önce kısalır, daha sonra uzayabilir. İleri aşamada ilaçsız adet görülmeyebilir.
Hiçbir tedavi yumurta sayısını artırmaz.
PRP, vitamin, takviye, beslenme değişikliği yumurta sayısını artırmaz.
Mevcut yumurtaların uygun zamanda değerlendirilmesi esastır.
Hafif rezerv azalmasında beklenen bir durum değildir.
İleri rezerv azalması ve adet düzensizliği geliştiğinde metabolizma yavaşlayabilir.
Hayır. Rezerv azalması tek başına ağrıya yol açmaz.
Geçmez. Yumurta sayısı doğuştan sabittir ve her ay azalmaya devam eder.
Adet görüldüğü sürece hormon üretimi devam ettiği için cinsel istekte değişiklik beklenmez.
Menopoz sonrası ise bazı kadınlarda isteksizlik görülebilir.
Kesin engel değildir. Düzenli yumurtlama varsa kendiliğinden gebelik olabilir.
Ancak zaman kaybı tedavi şansını azaltır.
Hayır. Üreme kapasitesi 38 yaşından sonra hızlıca düşer; ancak hormon üretimi menopoz yaşına kadar devam eder. Adet görüyor olmak, üreme kapasitesinin korunmuş olduğu anlamına gelmez.